Hadis No. 17
Veda Haccı Hutbesi ve Vasiyet Yasağı Çelişkisi
Tirmizi, No. 2120 | Ali b. Hucr (d. 154/771 - ö. 244/858) > İsmail b. Ayyaş (d. 106/724 - ö. 181/797) > Şurahbil b. Müslim (d. ? - ö. 123/740) > Ebu Ümame (d. ? - ö. 86/705)
Ebu Ümme şöyle dedi: "Veda Hac yılında, Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sallam) hutbesinde şöyle buyurduğunu işittim: 'Şüphesiz Allah, en mübarek ve en yüce olan, hak eden herkese hakkını vermiştir. Mirasçı için vasiyet yoktur, çocuk yatak içindir, zina eden için taş vardır ve onların hesabı en yüce olan Allah'a aittir. Kim babasından başkasını veya eşinden başkasıyla akrabalık iddiasında bulunursa, kıyamet gününe kadar Allah'ın laneti onun üzerinedir. Kadın, kocasının izni olmadan kocasının evinden harcama yapamaz.' Dediler ki: 'Ey Allah Resulü! Yiyecek bile mi yok?' Buyurdu ki: 'O, mallarımızın en faziletlisidir.'" Ve şöyle buyurdu: "Borç geri ödenecek, vakıf geri verilecek ve borç ödenecek; kefil de sorumlu olacaktır."
" إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ فَلاَ وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ وَمَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ أَوِ انْتَمَى إِلَى غَيْرِ مَوَالِيهِ فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللَّهِ التَّابِعَةُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لاَ تُنْفِقُ امْرَأَةٌ مِنْ بَيْتِ زَوْجِهَا إِلاَّ بِإِذْنِ زَوْجِهَا " . قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ الطَّعَامَ قَالَ " ذَلِكَ أَفْضَلُ أَمْوَالِنَا " . ثُمَّ قَالَ " الْعَارِيَةُ مُؤَدَّاةٌ وَالْمِنْحَةُ مَرْدُودَةٌ وَالدَّيْنُ مَقْضِيٌّ وَالزَّعِيمُ غَارِمٌ " . ثُمَّ قَالَ " الْعَارِيَةُ مُؤَدَّاةٌ وَالْمِنْحَةُ مَرْدُودَةٌ وَالدَّيْنُ مَقْضِيٌّ وَالزَّعِيمُ غَارِمٌ "



Sened (1 - Red): Rivayetin bu versiyonunun merkezindeki ravi İsmail b. Ayyaş, hadis otoriteleri tarafından "Münker" (reddedilen/zayıf) hadisler nakletmekle eleştirilmiş, güvenilirliği tartışmalı (mecruh) bir isimdir. Özellikle Hicazlılardan yaptığı rivayetler zayıf kabul edilir [1]. İslam hukukunun en temel konularından biri olan miras ve vasiyet hukukunu değiştiren ve Kur'an'ı nesh ettiği (hükümsüz kıldığı) iddia edilen böyle hayati bir hükmün; "Ahad" (tek kanallı) ve şaibeli bir yolla gelmesi metodolojik açıdan kabul edilemez.
Kur'an (1 - Red): Metindeki "Varise vasiyet yoktur" hükmü, Bakara Suresi 180. ayetteki "miras bırakanın vasiyet etmesi üzerinize yazıldı (farz kılındı)" şeklindeki açık ve muhkem emirle doğrudan çatışmaktadır [2]. Geleneksel fıkıh, bu hadisin ayeti nesh ettiğini (iptal ettiğini) iddia etse de, zanni bir haberin Kur'an ayetini iptal etmesi usul açısından imkansızdır. Ayrıca metindeki "Kadın kocasının izni olmadan cüzdanından harcama yapamaz" ifadesi; Nisa Suresi 32. ayetteki "Kadınların kazandıkları kendilerinindir" (Ekonomik Mülkiyet) ilkesiyle ve "Recm" vurgusu Nur Suresi 2. ayetle (100 değnek) çelişir [3].
Bilim (2 - Çekimser): "Çocuk yatak içindir" (Soybağı, nikahlı yatağa aittir) ilkesi, modern öncesi dönemde babalığı belirlemek için kullanılan zorunlu bir sosyolojik karineydi. Ancak günümüzde DNA profillemesi ile biyolojik ebeveynlik %99,9 kesinlikle belirlenebildiği için bu ilke bilimsel geçerliliğini ve gerekliliğini yitirmiştir (Obsolete). Kadının kocasının izni olmadan kendi parasını harcayamaması ise; modern psikoloji ve sosyolojide "Ekonomik Şiddet" ve "Bireysel Özerkliğin İhlali" olarak tanımlanır; kadının yetişkin bir birey olarak ehliyetini yok sayar.
KAYNAKLAR
[1] Salahattin Polat. "İsmâil b. Ayyâş", TDV İslam Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ismail-b-ayyas
[2] Bakara Suresi, 180. Ayet: Arapça: كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ... الْوَصِيَّةُ | Okunuş: Kutibe 'aleykum izâ hadara ehadekumul-mevtu... el-vasiyyetu... | Meal: Birinize ölüm geldiği zaman... vasiyet etmek üzerinize yazıldı (farz kılındı).
[3] Nur Suresi, 2. Ayet: Arapça: اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ | Okunuş: Ez-zâniyetu ve'z-zânî feclidû kulle vâhidin minhumâ miete celde. | Meal: Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun.
Title