top of page

Hadis No. 86

Kan/Kusmuk Durumunda Abdest ve Namaza Devam

İbn Mâce, No. 1221 | Muhammed b. Yahya (d. 788 - ö. 872) > el-Heysem b. Hârice (d. 770 - ö. 841) > İsmail b. Ayyaş (d. 724 - ö. 797) > İbn Cüreyc (d. 699 - ö. 767) > İbn Ebî Müleyke (d. 660 - ö. 735) > Âişe (d. 614 - ö. 678)

"Kim kusar, burnu kanar, geğirir (ağız dolusu kusmuk gelir) veya mezisi akarsa, namazdan ayrılsın, (gidip) abdest alsın, sonra (hiç konuşmamak şartıyla) namazına kaldığı yerden devam etsin."

مَنْ أَصَابَهُ قَىْءٌ أَوْ رُعَافٌ أَوْ قَلَسٌ أَوْ مَذْىٌ، فَلْيَنْصَرِفْ، ثُمَّ لْيَبْنِ عَلَى صَلاَتِهِ، وَهُوَ فِي ذَلِكَ لاَ يَتَكَلَّمُ

AdobeStock_683057043_resized_edited_edit
AdobeStock_683057043_resized_edited.jpg
AdobeStock_683057043_resized_edited.jpg

Sened (4 - Kısmi Sahih): Hüküm 1: Kanın ve Kusmuğun Abdesti Bozması - Kanama ve kusma durumunda abdestin yenilenmesi gerektiğine dair eylemsel ve sözlü veriler Âişe, İbn Abbâs, Ebû Saîd el-Hudrî, Ebü'd-Derdâ ve Sevbân olmak üzere 5 farklı sahabeden gelmektedir. Bu kısım manevi mütevatirlik sınırına yaklaşarak Sahih kabul edilir. 


Hüküm 2: Namaza Kaldığı Yerden Devam Etmek / Bina Hükmü (2 - Zayıf) - Kişinin abdesti bozulduktan sonra konuşmadan gidip abdest alması ve namazı baştan kılmak yerine kaldığı yerden devam etmesi (Bina) hükmü bu sahabelerin ortak metni değildir. Bu kritik fıkhî kural veri tabanında sadece Âişe (r.a.) üzerinden gelen kolda yer almaktadır. Ebü'd-Derdâ ve Sevbân'ın rivayetlerinde namaz unsuru hiç yoktur. Tek sahabeden geldiği için sistemin mutlak kuralına göre bu ekleme kesinlikle Zayıf statüsündedir. [1][2][3][4]


Kur'an (2 - Nötr): Hadisteki temel iddia; kusma, burun kanaması, geğirme (mideden ağız dolusu su gelmesi) ve mezi akması gibi fizyolojik durumların abdesti bozduğu ve namazın yarıda kesilip abdest tazelendikten sonra konuşmamak şartıyla namaza kalınan yerden devam edilebileceğidir. Kur'an'da abdesti bozan ve yenilenmesini gerektiren durumlar Maide 6 ve Nisa 43 ayetlerinde tuvaletten (ayak yolundan) gelmek ve kadınlara dokunmak (cinsel temas) olarak net bir şekilde sınırlandırılmıştır. Kanama, kusma veya geğirme gibi bedensel sıvı çıkışlarının abdesti bozduğuna dair Kur'an'da herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Hadiste geçen mezi (cinsel uyarı veya boşaltım sistemi kaynaklı sıvı), ayetlerdeki ayak yolundan gelmek veya genel temizlik prensibi kapsamına dahil edilebilecek olsa da; kusma ve burun kanaması bu Kur'ani çerçevenin dışındadır. Abdest bozulduktan sonra tazelenip namaza baştan başlamak yerine kalınan yerden (bina ederek) devam edilmesi ve bu esnada hiç konuşulmaması gibi spesifik namaz ritüeli detayları hakkında Kur'an sessizdir. Kur'an bu tarihsel ve fıkhî detaylar hakkında bir şey söylemediği (Durum D) ve Kur'an'ın açık bir muhkem hükmüyle taban tabana zıtlık oluşturmayıp sadece Kur'an'da yer almayan ek abdest bozucu unsurlar ve usuller getirdiği için hadis Nötr olarak değerlendirilmiştir. [5][6]


Bilim (2 - Nötr): Hadis metninde bahsedilen kusma (emesis), burun kanaması (epistaksis), mide içeriğinin ağza gelmesi (regürjitasyon) ve prostatik/pre-seminal sıvı salgılanması (mezi) tıp ve biyoloji bilimleri tarafından tanımlanan, literatürde yeri olan olağan fizyolojik süreçlerdir. Ancak metindeki temel iddia, bu fizyolojik durumların yaşanması halinde kişinin abdestinin bozulması ve namazı bırakıp tekrar abdest alması gerektiği yönündedir. Bu metin, söz konusu sıvıların toksisitesine, anatomik kaynağına veya tıbbi bir tedavi yöntemine dair test edilebilir fiziksel bir hipotez sunmamakta; doğrudan dini ritüelleri ve ibadet hukukunu (fıkıh) düzenlemektedir. Konu ibadet olduğu için pozitif bilimlerin inceleme ve doğrulama alanına girmemektedir. Bilimsel açıdan nötrdür.



KAYNAKLAR

[1] Sunnah.com. "Sünen-i İbn Mâce, İkametü's-Salât, Hadis 1221", Sunnah.com. https://sunnah.com/ibnmajah:1221

[2] Fatih Turay. (2015). "Kanın Abdeste Etkisi", Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 43, 422-439. https://izlik.org/JA89DA22LZ

[3] Hüseyin Kahraman. (2009). "Fıkhî Hadislerin Delil Değeri Bağlamında Ruâf Hadisinin Tahric ve Tenkidi", Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 18/2, 141-155. 

https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/f110911a-406d-4a04-a726-23d5db903e90/content

[4] Sunnah.com. "Câmiü't-Tirmizî, Kitabü't-Taharet, Hadis 87", Sunnah.com. https://sunnah.com/tirmidhi:87

[5] Maide, 6: Arapça: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلَاةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَيْنِ ۚ وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا ۚ وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَىٰ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَاءَ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ مِنْهُ ۚ مَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلَٰكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ | Okunuş: Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ kumtum ilâs salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ilâl merâfıkı vemsehû bi ruûsikum ve erculekum ilâl ka'beyn(ka'beyni), ve in kuntum cunuben fettahherû, ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîdan tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minh(minhu), mâ yurîdullâhu li yec'ale aleykum min harecin ve lâkin yurîdu li yutahhirekum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurûn(teşkurûne). | Meal: Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (ayak yolundan) gelirse ya da kadınlara dokunmuşsanız ve su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

[6] Nisa, 43: Arapça: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلَاةَ وَأَنْتُمْ سُكَارَىٰ حَتَّىٰ تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغْتَسِلُوا ۚ وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَىٰ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَاءَ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا | Okunuş: Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ takrabûs salâte ve entum sukârâ hattâ ta'lemû mâ tekûlûne ve lâ cunuben illâ âbirî sebîlin hattâ tagtesilû. Ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîdan tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum. İnnallâhe kâne afuvven gafûrâ(gafûran). | Meal: Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Title

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page