Madde: 313
Allah’ın Sevgisi
ÖNERME
Allah’ın bir kulu sevip sevmediğinin yegâne ölçüsü; o kulun banka hesabı, konforu, sosyal statüsü veya dünyevi iktidarı değildir. Allah, Firavun ve Karun örneklerinde görüldüğü üzere, sevmediği kullarına da dünya nimetlerini bolca verebilir; bu durum ilahi literatürde mühlet verip derece derece helake sürüklemek anlamındaki "İstidraç" kavramı ile tanımlanır. Allah’ın sevgisinin en net ve tartışmasız kanıtı, o kula kolaylaştırdığı eylemlerdir. Şayet bir kişiye dürüst kalmak, yardım etmek, ilim öğrenmek ve ibadet etmek kolay ve tatlı geliyorsa, bu durum Allah’ın o kulu sevdiğinin göstergesidir. Buna mukabil, eğer bir kişiye günah işlemek kolay, iyilik yapmak zor ve ağır geliyorsa, manevi düzlemde ciddi bir sorun mevcuttur. Allah, sevdiği kulunu iyilik yolunda ve kendi davasında memur eder.
REFERANSLAR
İyilik Edenler (Bakara Suresi, 195) [1]: "Allah, muhsinleri (işini güzel yapanları/iyilik edenleri) sever."
Sabredenler (Âl-i İmrân Suresi, 146) [2]: "Allah, sabredenleri sever."
Tevekkül Edenler (Âl-i İmrân Suresi, 159) [3]: "Allah, tevekkül edenleri (O’na güvenenleri) sever."
Adaletli Olanlar (Mâide Suresi, 42) [4]: "Allah, adaletli olanları sever."
Temizlenenler (Tevbe Suresi, 108) [5]: "Allah, (maddi ve manevi kirden) temizlenenleri sever."
Kolaylaştırma İlkesi (Leyl Suresi, 5-7) [6]: "Kim verir ve sakınırsa (takva sahibi olursa), ve en güzeli (Hakkı) doğrularsa; Biz ona en kolay olanı (cennet yolunu/iyiliği) kolaylaştırırız."
İlahi Koruma Refleksi (Yusuf Suresi, 24) [7]: "(Kadın) Andolsun ona niyetlenmişti. Eğer Rabbinin burhanını görmeseydi o da ona niyetlenmişti. İşte böylece Biz, kötülüğü ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o, ihlaslı kullarımızdandı."
Analiz: Yusuf örneğinde görüldüğü üzere, Allah sevdiği kulunu, kulun meyli olsa dahi günah işlemekten alıkoyar, önüne engel çıkarır.
DEĞERLENDİRME
Bir insan Allah'ın kendisini sevip sevmediğini merak ediyorsa, aynaya değil hayatının gidişatına ve meşguliyetlerine odaklanmalıdır. Gün içinde vaktin dedikoduyla mı yoksa faydalı bir üretimle mi doldurulduğu, kişinin manevi konumunu belirleyen temel parametredir. Haksızlık yapma fırsatı ele geçtiğinde hissedilen duygu; "fırsat bu fırsat" pragmatizmi değil, için daralması şeklindeki vicdani ret olmalıdır. Allah bir kulunu seviyorsa, onu Yusuf örneğinde olduğu gibi kötülük yapmaktan fiilen korur. Kişi kötülüğe niyetlense bile, Allah sevdiği kuluna bir engel çıkarır, ayağını dolandırır ve o günahı ona işletmez; işte bu durum en büyük sevgi ve koruma işaretidir. Peygamberlerin hayatında görülen dünyevi bela ve sıkıntılar ise bir sevgi eksikliği değil, aksine o kulu olgunlaştırma (tekâmül) ve kendine yaklaştırma operasyonudur; zira sevilen demir, çelik olması için ateşe sokulup dövülür.
KAYNAKLAR
[1] Bakara Suresi, 195. Ayet: Arapça: وَاَحْسِنُۘوا اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ | Okunuş: ...ve ahsinû, innallâhe yuhibbul muhsinîn. | Meal: ...İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.
[2] Âl-i İmrân Suresi, 146. Ayet: Arapça: وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ | Okunuş: Vallâhu yuhibbu’s-sâbirîn. | Meal: Allah sabredenleri sever.
[3] Âl-i İmrân Suresi, 159. Ayet:
Arapça: اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ | Okunuş: İnnallâhe yuhibbu’l-mutevekkilîn. | Meal: Muhakkak ki Allah, kendine güvenip dayananları sever.
[4] Mâide Suresi, 42. Ayet: Arapça: اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ | Okunuş: İnnallâhe yuhibbu’l-muksitîn. | Meal: Şüphesiz Allah, adil davrananları sever.
[5] Tevbe Suresi, 108. Ayet: Arapça: وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ | Okunuş: Vallâhu yuhibbu’l-muttahhirîn. | Meal: Allah, çokça temizlenenleri sever.
[6] Leyl Suresi, 5-7. Ayetler: Arapça: فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ | Okunuş: Fe emmâ men a’tâ vettekâ. Ve saddeka bil husnâ. Fe senuyessiruhu lil yusrâ. | Meal: Her kim verir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa ve en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolay olana hazırlarız (muvaffak kılarız).
[7] Yusuf Suresi, 24. Ayet: Arapça: وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ | Okunuş: Ve lekad hemmet bihî ve hemme bihâ levlâ en raâ burhâne rabbih... | Meal: Andolsun kadın ona meyletmişti; eğer Rabbinin delilini görmeseydi, o da kadına meyledecekti...
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43