Madde: 264
Bilgi Ahlakı ve “Zan” İle Hareket Etmek
ÖNERME
Bir bilginin kaynağını araştırmadan, sadece duyumlara (zan) dayanarak hüküm vermek veya paylaşım yapmak, entelektüel ahlaka ve Kur'an'a aykırıdır. İslam, katı bir "Epistemolojik Ahlak" disiplini şart koşar. Bilinmeyen bir şeyin peşine düşmek, "bana öyle geldi" diyerek hareket etmek yasaktır. Müslüman; her duyduğunu yayan bir nakilci değil, bilgiyi süzgeçten geçiren, sorgulayan ve kanıt arayan bireydir. Kanıtsız iddia, hakikat değeri taşımaz.
REFERANSLAR
Bilimsel Metodoloji (İsrâ Suresi, 36. Ayet) [1]: "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül (akıl); hepsi bundan sorumludur."
Analiz: Bu ayet, eleştirel düşüncenin, bilimsel şüpheciliğin ve "kanıt yükümlülüğünün" anayasasıdır.
Zan ve Hakikat (Necm Suresi, 28. Ayet) [2]: "Onların bu konuda bir bilgisi yoktur. Sadece zanna (tahmine/sanıya) uyuyorlar. Oysa zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez."
DEĞERLENDİRME
İsrâ Suresi, bilgiye ve belgeye dayalı olmayan her türlü hareketi, yargıyı ve söylemi yasaklar [1]. Sosyal ağlarda veya toplumsal iletişimde dolaşıma sokulan, kaynağı belirsiz komplo teorileri veya doğrulanmamış haberlerle hayatı yönlendirmek, bu ilahi yasanın ihlalidir. Kur'an, "duyum" ile değil "veri" ile hareket eden rasyonel bir zihin yapısını emreder.
"Zan" (sanı/tahmin) üzerine kurulu bir inanç veya dünya görüşü, hakikatin yerini asla tutamaz [2]. Kanıt sunulamayan iddiaların peşinden gitmek, bireyin "işitme, görme ve idrak" yetilerini (donanımını) boşa harcamasıdır ve bunun hesabı sorulacaktır.
KAYNAKLAR
[1] İsrâ Suresi, 36. Ayet:
Arapça: وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ ۚ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولَٰئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْئُولًا | Okunuş: Ve lâ takfu mâ leyse leke bihî ilm, innes sem'a vel basara vel fuâde kullu ulâike kâne anhu mes'ûlâ. | Meal: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül; hepsi bundan sorumludur.
[2] Necm Suresi, 28. Ayet:
Arapça: وَمَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ ۖ وَإِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا | Okunuş: Ve mâ lehum bihî min ilm, in yettebiûne ille az zann, ve inne az zanne lâ yugnî minel hakkı şey'â. | Meal: Onların bu konuda bir bilgisi yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Oysa zan, hakikatten bir şey ifade etmez.
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43