top of page

Madde: 41

El-Adl Yanılgısı

ÖNERME

Geleneksel listelerde Allah’ın isimleri arasında sayılan "El-Adl" (Mutlak Adil), Kur’an’da Allah’ın bizzat kendine verdiği bir isim değildir. Kur’an, Allah’ın "adaletli olmayı emrettiğini" söyler ama O’nu "sadece adil" bir varlık olarak sınırlamaz. Çünkü "mutlak adalet"; birebir karşılık, etkiye tepki ve matematiksel eşitlik demektir. Eğer Allah, insanlara sadece "adalet" sıfatıyla muamele etseydi; hiç kimse yaptığı sınırlı ibadetle sonsuz cenneti hak edemezdi ve hiç kimse işlediği suçtan sonra tövbe ile kurtulamazdı. Adalet, suçun cezasını; merhamet (rahmet) ise suçun affını gerektirir. Allah, adil olmanın ötesinde; ihsan (karşılıksız iyilik), fazl (lütuf) ve rahmet sahibidir. O’nun terazisi, grama gram tartan bir bakkal terazisi değil; günahları silip iyilikleri katlayan bir "rahmet okyanusu"dur.


REFERANSLAR

Rahmetin Önceliği (A'râf, 156)[1]: "...Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır..."

  • Analiz: Adalet bir dengedir, rahmet ise kuşatmadır. Kuşatan şey (rahmet), dengeden (adalet) daha büyüktür.

Matematiksel Eşitsizlik (En’âm, 160)[2]: "Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı vardır. Kim bir kötülükle gelirse, o sadece misliyle (bir katıyla) cezalandırılır..."

  • Analiz: Bu ayet, Allah'ın sisteminin "Eşitlik/Adalet" üzerine değil, "Lütuf/Cömertlik" üzerine kurulu olduğunun kanıtıdır. Adalet olsaydı; bire bir (1=1) olurdu. Oysa Allah 1'e 10 vererek adalet terazisini kul lehine bozar (Pozitif Ayrımcılık).

Cennetin Bedeli (Sonsuzluk Denklemi): İnsan ortalama 70 yıl yaşar. Eğer "El-Adl" ismi mutlak olsaydı, 70 yıllık ibadetin karşılığı 70 yıllık cennet olurdu. Sonsuz cennet, sınırlı amelin "Adil Karşılığı" olamaz; ancak "Sonsuz Rahmetin" hediyesi olabilir.


DEĞERLENDİRME

İnsanlar Allah'tan adalet isterken ne istediklerini bilmemektedirler. Eğer Allah tam anlamıyla "adil" olsaydı ve "kıl kadar haksızlık etmeseydi" (ki etmez, ama rahmetiyle muamele eder); o zaman her nefesimizin, her lokmamızın ve her günahımızın hesabını "kuruşu kuruşuna" ödememiz gerekirdi. Hiçbir insanın bakiyesi, cenneti satın almaya yetmez.

Allah insanlara "Adil olun" der; çünkü insanlar birbirine zulmetmeye meyillidir. Ama Kendisi için "Ben Adilim" demekle yetinmez, "Ben Rahmânım, Gaffârım, Vedûdum" der. Çünkü O, hak ettiğimizi değil, ihtiyacımız olanı ve çok daha fazlasını verendir. Adalet, hak edene hakkını vermektir; rahmet ise hak etmeyene bile vermektir. Bizim Allah’ımız, adalet terazisine sığmayacak kadar cömerttir.



KAYNAKLAR

[1] A'râf Suresi, 156. Ayet: Arapça: ...وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ... Okunuş: ...Ve rahmetî vesiat kulle şey’... Meal: ...Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır...

[2] En’âm Suresi, 160. Ayet: Arapça: مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ۖ وَمَنْ جَاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰ إِلَّا مِثْلَهَا Okunuş: Men câe bil haseneti fe lehu aşru emsâlihâ, ve men câe bis seyyieti fe lâ yuczâ illâ mislehâ. Meal: Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı vardır. Kim bir kötülükle gelirse, o sadece misliyle (bir katıyla) cezalandırılır.

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page