Madde: 166
Erkek Sünneti
ÖNERME
Erkek sünneti (Hıtan), Kur’an’da yer almayan bir uygulamadır. Ancak nesilden nesile, kesintisiz bir toplumsal zincirle (amelî tevatür) Hz. İbrahim’den günümüze kadar taşınmıştır. Bu uygulama, İslam’ın inanç esaslarından (iman) veya ibadet rükünlerinden (namaz, oruç) biri değil; "Fıtrat" (insanın doğal/temiz hali) gereği yapılan bir "Hijyen ve Kimlik Sembolü"dür.
Bir erkeğin sünnetli olması onun "Müslüman" olduğunun toplumsal işaretidir; ancak sünnetsiz olması (örneğin sonradan Müslüman olan bir yetişkinin kestirmemesi) onu dinden çıkarmaz veya ibadetlerini geçersiz kılmaz. Sünnet; imanın değil, aidiyetin göstergesidir.
REFERANSLAR
Kur’an’ın Sessizliği (Mantıksal Delil):
Analiz: Kur’an’da abdestin nasıl alınacağı, mirasta kimin ne kadar pay alacağı detaylıca yazarken; tüm erkeklerin vücudundan bir parça kesilmesi gibi önemli bir cerrahi işlemden hiç bahsedilmemesi, bunun "Dinin Özü/Farzı" olmadığının en büyük kanıtıdır.
İbrahimî Miras ve Fıtrat (Hadis/Sünnet Delili)[1]:
Hadis: "Beş şey fıtrattandır (yaratılış gereğidir): Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altını temizlemek."
Analiz: Peygamberimiz bu köklü geleneği, Hz. İbrahim’den gelen bir "Müslüman alameti" (şiar) ve temizlik kuralı olarak devam ettirmiştir.
DEĞERLENDİRME
Eğer sünnet olmak farz olsaydı; sonradan Müslüman olan yetişkin erkeklere (sağlık riski olsa bile) zorla uygulanması gerekirdi. Oysa İslam fıkhında, yetişkin ihtidasında (din değiştirmesinde) sünnet şart koşulmaz; kişi kelime-i şehadet getirince Müslüman olur. Bu, sünnetin dine "giriş bileti" olmadığını gösterir.
Sünnet, namazın rükünleri gibi "Amelî Tevatür" ile gelmiştir. Yani "Peygamber böyle yaptı ve herkes böyle yapageldi" diyen yaşayan bir gelenektir. Bu yönüyle saygındır ve korunmalıdır. Ancak bu koruma, onu "Kur’anî bir emir" statüsüne yükseltmemelidir. "Sünnetsiz Müslüman olmaz" demek, Kur’an’a ilave yapmaktır.
Modern tıp, sünnetin hijyen sağladığını ve bazı hastalıkları önlediğini kabul eder. İslam’ın "Temizlik imandandır" ilkesiyle örtüşen bu uygulama, tıbbi ve estetik bir tercih olarak da değerlidir.
KAYNAKLAR
[1] Buhârî, "Libâs", 63-64; Müslim, "Tahâret", 49.
(Hadis: "el-Fıtratu hamsun..." - Fıtrat beştir: Sünnet olmak...)
[Ek Bilgi] Nahl Suresi, 123. Ayet:
(Dolaylı Referans: "Sonra sana, 'Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy' diye vahyettik...")
Not: Geleneksel alimler sünneti Hz. İbrahim'in uygulaması olduğu için bu ayet kapsamına alırlar, ancak Kur'an'da doğrudan "kesim" emri yoktur.
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 02:23