top of page

Madde: 308

Günahta Israr

ÖNERME

Geleneksel algıda günahkâr olmak ile hatada diretmek arasındaki ince çizgi genellikle gözden kaçırılır. Kur’an, insanı hatasız bir melek olarak kurgulamaz; ancak hatada sergilenen tavrı, kişinin manevi statüsünü belirleyen temel bir kriter olarak koyar. Bir kimsenin “Benim tek günahım bu, bundan bir şey olmaz” diyerek bir yanlışı normalleştirmesi, onu hayatının değişmez bir parçası haline getirmesi ve bunda bilinçli olarak diretmesi, insanı Muhsin yani iyilik ve takva sahibi kategorisinden çıkaran tehlikeli bir tuzaktır. Zira takva sahiplerinin özelliği hiç günah işlememeleri değil, günah işlediklerinde duydukları derin pişmanlık ve o günahta bile bile ısrar etmemeleridir. Israr, bir anlık gaflet veya zayıflık değil, iradi bir başkaldırı ve düzeltme niyetinin yokluğudur.


REFERANSLAR

Bilinçli Israr ve Bağışlanma (Âl-i İmrân Suresi, 135) [1]: "Onlar çirkin bir iş yaptıklarında ya da (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde; Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir? Bir de onlar, işledikleri günahta bile bile ısrar etmezler."

  • Analiz: Ayette geçen “ısrar etmezler” ifadesi, manevi psikolojinin kilit noktasıdır. Allah kalplerin özünü ve niyetleri en iyi bilendir; dolayısıyla nihai yargılama sadece O’na aittir.


DEĞERLENDİRME

Bir kulun duruşu, o günaha tekrar dönmemek için gösterdiği samimi çaba ile ölçülür. İnsan bazen nefsinin zayıflığına veya alışkanlıkların gücüne yenik düşüp aynı günahı tekrarlayabilir. Eğer bu durum kişinin kalbinde derin bir üzüntü yaratıyor ve her düştüğünde yeniden kalkıp kurtulma mücadelesi veriyorsa, bu durum ısrar değil, bir nefis mücadelesi olarak değerlendirilebilir. Ayetin yasakladığı bile bile ısrar ise kişinin günahı rasyonalize etmesi, önemsiz görmesi ve o günaha giden kapıları, ortamları veya tetikleyicileri kapatmak için parmağını bile kıpırdatmamasıdır. Mühim olan o tekrarlanan günaha kapı açacak eylemleri ve ortamları terk etmeye çalışmak, yani fiili bir tövbe gayreti içinde olmaktır.



KAYNAKLAR

[1] Âl-i İmrân Suresi, 135. Ayet: Arapça: وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ... وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَى مَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ | Okunuş: Velleżîne iżâ fe’alû fâhişeten ev zalemû enfusehum żekerû(A)llâhe... velem yusirrû ‘alâ mâ fe’alû vehum ya’lemûn(e). | Meal: Onlar çirkin bir iş yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anarlar... ve bile bile işledikleri günahta ısrar etmezler.

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page