Madde: 136
Haset (Kıskançlık)
ÖNERME
Haset; sadece başkasının elindekini istemek değil, onun elindekinin yok olmasını arzulamaktır. Bu, özünde bir insanla değil, Allah ile yapılan bir savaştır. Haset eden kişi, bilinçaltında Allah’a; "Sen kime ne vereceğini bilmiyorsun, yanlış dağıtım yaptın" der.
Bu duygu, insanın kendi potansiyeline odaklanmasını engeller ve enerjisini başkasını yıkmaya harcamasına neden olur. Haset, ateşin odunu yediği gibi, insanın iç huzurunu ve toplumsal barışı yer bitirir.
REFERANSLAR
İlk Günahın Kökü (A’râf Suresi, 12. Ayet)[1]: "(Allah) buyurdu: Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi."
Analiz: İblis’in düşmanlığının kökü hasettir. Üstünlük taslamış ve Allah’ın Âdem’e verdiği makamı kıskanarak ilahi tercihi sorgulamıştır.
İlk Kan (Mâide Suresi, 27. Ayet)[2]: "...Hani o ikisi (Âdem'in iki oğlu) birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen) 'Andolsun seni öldüreceğim' dedi..."
Analiz: Yeryüzündeki ilk cinayet, ideolojik bir kavga değil; bir başkasının başarısını ve kabul görüşünü kıskanma (haset) yüzünden işlenmiştir.
Negatif Enerjiden Sığınma (Felâk Suresi, 5. Ayet)[3]: "...Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden (Allah’a sığınırım)."
Analiz: Ayet, hasedin sadece pasif bir duygu değil; sahibinden çıkıp karşı tarafa zarar verebilen yıkıcı bir enerji (şer) olduğunu gösterir.
DEĞERLENDİRME
Başkasında olanın aynısını istemek gıptadır ve bu helaldir; hatta bir motivasyon kaynağıdır. Ancak "Onda olmasın, sadece bende olsun" veya "O bunu hak etmiyor" demek hasettir. Hasetçi asla mutlu olamaz. Çünkü dünyada her zaman kendisinden daha zeki, daha zengin veya daha güzel biri olacaktır.
Haset, iyileşmeyen bir iç huzursuzluktur. Mümin, başkasına verilen nimeti kıskanan değil; "Rabbim ona verdiğini bereketli kıl ve artır, bana da iyisini ver" diyebilen özgüvenli insandır. Haset eden aslında rakibiyle değil, Allah'ın takdiriyle kavga etmektedir.
KAYNAKLAR
[1] A’râf Suresi, 12. Ayet:
Arapça: قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ
Okunuş: Kâle mâ mene’ake ellâ tescude iz emertuk(e) kâle ene hayrun minh(u) halaktenî min nârin vehalaktehu min tîn(in).
Meal: (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten ne alıkoydu?" (İblis): "Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi.
[2] Mâide Suresi, 27. Ayet:
Arapça: وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقّ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ...
Okunuş: Vetlu ‘aleyhim nebee-bney âdeme bilhakk(i) iz karrabâ kurbânen fetukubbile min ehadihimâ velem yutekabbel mine-l-âhari kâle leaktulennek(e)...
Meal: (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" dedi...
[3] Felâk Suresi, 5. Ayet:
Arapça: وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ
Okunuş: Ve min şerri hâsidin izâ hased(e).
Meal: Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden...
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 02:23