Madde: 193
Kurban
ÖNERME
Kur'an'a göre kurban; bir et bayramı, mangal şöleni veya derin dondurucuları doldurma yarışı değildir. Kurbanın özü; hayvanın karkas ağırlığı, yağ oranı veya kişi başına düşen et miktarı hesabı değil; Allah için vazgeçebilme ve yoksulla paylaşabilme iradesidir. Bir kişinin kurbanlık seçerken ticari hesaplar (et verimi, buzdolabı kapasitesi vb.) yapması, eylemi ibadetten çıkarıp toptan gıda alışverişine dönüştürür.
Ayrıca Kur'an'da kurban, temelde Hac ibadetinin bir parçası olarak tanımlanır; her yıl, herkesin, her şartta mutlaka ifa etmek zorunda olduğu yıllık bir vergi değildir. Kurban bir şekil değil, bir şuur (takva) eylemidir. Bu şuurun yokluğunda kesilen sadece bir hayvandır, yapılan eylem ise kasaplıktır.
REFERANSLAR
Kurbanın Özü (Hac Suresi, 37. Ayet)[1]: "Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır."
Kavram Analizi: Ayette geçen takva kelimesi, Allah'a karşı sorumluluk bilinci ve samimiyet demektir. Allah'ın ete veya kana ihtiyacı yoktur; O, beslenmekten münezzehtir. Kurbanın "ulaşan" kısmı, kulun Allah için malından vazgeçme niyetidir.
Paylaşma İlkesi (Hac Suresi, 28. Ayet)[2]: "...Onlardan siz de yiyin, eli darda olan yoksula da yedirin."
Analiz: Ayetteki emir dengelidir; yasaklanan eylem yemek değil, stokçuluk yapmaktır. Kurbanın meşruiyeti, yoksulun doymasına endekslenmiştir.
Ritüel Bağlamı (Hac Suresi, 34. Ayet)[3]: "Biz her ümmete bir kurban ibadeti (mensek) koyduk..."
Kavram Analizi: Mensek kelimesi, ibadet yeri ve zamanı anlamına gelir ve genellikle Hac ritüelleri için kullanılır. Bu ifade, kurbanın tarihsel ve mekânsal olarak Hac ibadetiyle güçlü bağını gösterir.
DEĞERLENDİRME
Kur’an, Hac Suresi 37. ayet ile et ve kan meselesini hükme bağlamıştır. Ancak günümüz pratiğinde büyük bir terazi hatası yaşanmaktadır. İnsanlar kurbanı kantarda tartarken, Allah kalpteki niyeti tartmaktadır. Bir kişinin en büyük hayvanı kesip etlerin çoğunu kendine ayırması ve uzun süreli erzak stoku yapması, kurban ibadeti değil, gıda tedarikidir. Kurbanın kabul şartı kanın akması değil, malın elden çıkmasıdır. Paylaşılmayan ve ihtiyaç sahibine ulaşmayan bir et, ibadet aracı olamaz.
Ayrıca kurban, özellikle Hac ibadetinin tamamlayıcı bir cüzüdür (şükür kurbanı). Hac dışındaki zaman ve mekanlarda, kurban kesmek katı bir farz (zorunluluk) olarak dayatılamaz. Bu eylem, imkânı olanın toplumdaki açlığı gidermek için yaptığı bir infak türüdür ve fıkhi mezheplerin çoğunda sünnet kabul edilir. Sosyal baskı nedeniyle borçlanarak veya faizli yöntemlerle kurban kesmek, Kur’an’ın kolaylık ve rasyonellik ilkesine aykırıdır. İbadet, mali bir krize dönüşmemelidir.
KAYNAKLAR
[1] Hac Suresi, 37. Ayet:
Arapça: لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَىٰ مِنْكُمْ ۚ
Okunuş: Len yenâlellâhe luhûmuhâ velâ dimâuhâ velâkin yenâluhut takvâ minkum...
Meal: Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.
[2] Hac Suresi, 28. Ayet:
Arapça: فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ
Okunuş: ...fekulû minhâ ve at'imul bâ'isel fakîr(a).
Meal: ...Artık onlardan yiyin ve eli dar olan yoksula da yedirin.
[3] Hac Suresi, 34. Ayet:
Arapça: وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ ۗ
Okunuş: Velikulli ummetin ce'alnâ menseken liyezkurûsmallâhi 'alâ mâ razekahum min behîmetil en'âm(i)...
Meal: Biz her ümmete bir kurban ibadeti koyduk ki, kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar.
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43