Madde: 27
Mezhepçilik
ÖNERME
İslam tek bir dindir, kaynağı tektir (Kur’an) ve mensuplarının tek bir adı vardır: Müslüman. Bu kimliğin önüne veya arkasına eklenen her türlü mezhepsel sıfat (Sünni, Şii, Selefi vb.), dini bölmek ve Allah’ın koyduğu "üst kimliği" beğenmeyip alt kimlikler yaratmaktır. Mezhepler; dinin kendisi değil, tarihsel süreçte oluşmuş siyasi taraflaşmaların veya beşerî yorumların kurumlaşmış hâlidir. Kur’an, fırkalara (hiziplere) ayrılmayı şirk (ortak koşma) ile eş değer tutarak yasaklar. Gerçek İslam’da mezhep yoktur; sadece Kur’an’ın ipine sarılmak vardır.
REFERANSLAR
İlişkiyi Kesme Bildirisi (En’âm, 159)[1]: "(Resulüm!) Dinlerini parça parça edip hiziplere (fırkalara) bölünenler var ya; senin onlarla hiçbir alakan yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır..."
Analiz: Allah, dini fırkalara bölenlerle Peygamberin tüm bağını koparmıştır. "Ben falan mezheptenim" diyerek Peygamberin yolundan gittiğini sanmak, bu ayetle çelişir.
Şirk Uyarısı (Rûm, 31-32)[2]: "...Sakın (hakikate) ortak koşanlardan olmayın. Onlar ki dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. Her grup (hizip), kendi elindekiyle övünüp sevinmektedir."
Analiz: Kur'an, dini parçalamayı müşriklerin (ortak koşanların) bir özelliği olarak tanımlar. Çünkü dini parçalamak, Allah’ın hükmünün yanına, o grubun liderinin veya imamının hükmünü koymaktır.
Kimlik Tescili (Hac, 78)[3]: "...O (Allah), gerek daha önce (gelen kitaplarda), gerekse bunda (Kur’an’da) sizi 'Müslümanlar' diye isimlendirdi..."
Analiz: Allah'ın verdiği "Müslüman" ismini yetersiz bulup, yanına "Sünni", "Caferi" veya "Hanefi" gibi etiketler eklemek; Allah'ın isimlendirmesini eksik bulmak demektir.
DEĞERLENDİRME
Bugün birine "Müslüman mısın?" denildiğinde, "Elhamdülillah, Sünniyim" veya "Şiiyim" cevabı alınıyorsa, orada Hac Suresi 78. ayetteki üst kimlik terk edilmiş demektir. Mezhepler, başlangıçta birer düşünce okulu veya siyasi tercih iken, zamanla dondurulmuş ve dinin aslı yerine geçirilmiş beşerî yapılardır.
Rûm Suresi'nde belirtildiği gibi; her mezhep kendi yorumunu tek doğru kabul eder ve diğerini ötekileştirir. Oysa hakikat kimsenin tekelinde değildir. Allah Resulü ne Sünni ne Şii ne de başka bir şeydi; O sadece Hanif bir Müslümandı. Dolayısıyla geleneksel yapıların savunduğu "Mezhepsizlik dinsizliktir" sözü, mezhep yapılarının kendi otoritelerini korumak için uydurduğu koca bir yalandır. Asıl dinsizlik (dinden sapma), Allah’ın dinini parçalara ayırıp müminleri birbirine düşman etmektir. Kurtuluş; etiketsiz, sıfatsız, saf ve sadece Müslüman olmaktadır.
KAYNAKLAR
[1] En’âm Suresi, 159. Ayet: Arapça: إِنَّ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ فِي شَيْءٍ ۚ إِنَّمَا أَمْرُهُمْ إِلَى اللَّهِ Okunuş: İnnellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyean leste minhum fî şey’. İnnemâ emruhum ilallâh. Meal: (Resulüm!) Dinlerini parça parça edip hiziplere (fırkalara) bölünenler var ya; senin onlarla hiçbir alakan yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.
[2] Rûm Suresi, 31-32. Ayet: Arapça: وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِكِينَ. مِنَ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا ۖ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ Okunuş: Ve lâ tekûnû minel muşrikîn. Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ, kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn. Meal: Sakın (hakikate) ortak koşanlardan olmayın. Onlar ki dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. Her grup (hizip), kendi elindekiyle övünüp sevinmektedir.
[3] Hac Suresi, 78. Ayet: Arapça: ...هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمِينَ مِنْ قَبْلُ وَفِي هَٰذَا... Okunuş: ... Huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ... Meal: ...O (Allah), gerek daha önce (gelen kitaplarda), gerekse bunda (Kur’an’da) sizi 'Müslümanlar' diye isimlendirdi...
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09