top of page

Madde: 303

Allah’ın Zorlaması

ÖNERME

Kur’an’da Allah’ın fiilleri anlatış tarzı ile o fiillerin yaratılış mekanizması arasında incelikli bir fark bulunmakta olup ayetlerde “Allah kalplerini mühürledi” veya “Allah saptırdı” denildiğinde; sanki Allah durup dururken kuluna lanet etmiş gibi anlaşılabilmektedir. Oysa bu durum, “Allah’ın Üslubu” ile “Allah’ın Yasası” arasındaki ilişkiyi ifade eder. Gerçek şudur ki Allah, kulun iradesine cevap veren bir sistem kurmuştur. O, kulun her istediğini yaratmakla görevli bir hizmetkar değil; kuluna Seçme Yetkisi yani Admin Yetkisi vermiş ve kulu neyi seçerse, ister iyiyi ister kötüyü, o yönde fiili yaratan bir Sistem Sahibidir.


REFERANSLAR

Sapma Mekanizması ve İrade Önceliği (Saf Suresi, 5) [1]: "...Onlar (kendi iradeleriyle) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı..."

  • Analiz: Ayet mekanizmayı netleştirir. Önce eylem (sapma) kuldan gelir, sonra mühür (onay) Allah’tan gelir.


DEĞERLENDİRME

Kader ve irade konusunu anlamak için insan kendini bir bilgisayar ekranındaki Mouse İmleci gibi düşünebilir. İmlecin sağa mı sola mı gideceğine karar veren niyet ve istek kuldadır; o imlecin ekranda hareket etmesini sağlayan elektrik ve yazılım gücü ise Allah’tır. Allah, imlece yani kula ekranda hareket etme özgürlüğü vermiştir. Eğer kul imleci inatla ekranın en karanlık köşesine veya virüslü bir linke sürüklerse, Allah sistem sahibi olarak o hareketi yaratır ve imtihan sırrı gereği "Neden oraya gittin?" diye engellemez. Kul imleci sürekli kötülüğe sürerse, bir noktada imleç ekranın kenarına çarpar ve daha ileri gidemez ki işte o çarpma anı Allah’ın mühürlemesidir. İmleci oraya sıkıştıran sistemdir; ama onu oraya süren kulun ısrarıdır.


Bir öğretmen, kopya çeken öğrenciye sıfır verip sınıfta bıraktığında resmi kayıtlara "Öğretmen öğrenciyi bıraktı" diye geçer ancak hakikatte "Öğrenci kalmayı hak etti, öğretmen de onayladı" gerçeği vardır. Kur’an’ın "Allah saptırdı" demesi; sistemin sahibi O olduğu için son imzayı O attı demektir, yoksa suçu işleyen Allah değildir. "Kul ister, Allah yaratır" demek; Allah kulun emir eri oldu demek değildir. Allah, imtihan sahasında kuralları baştan koymuş, "Kim ateşe elini sokarsa, Ben yakma fiilini yaratırım" demiştir. Elini ateşe soktuğunda elinin yanması, Allah’ın sana itaat etmesi değil; O’nun kendi koyduğu Sebep-Sonuç Yasasına yani Sünnetullah’a sadık kalmasıdır. Sonuç olarak Allah kimseye "Sen zorla kâfir olacaksın" diye senaryo yazmaz. Mouse kulun elindedir ve ekranın hangi köşesine gidileceğini kul seçer. "Beni Allah saptırdı" demek; imleci virüse tıklayıp, sonra "Bilgisayar neden virüsü açtı?" diye işletim sistemini suçlamaya benzer. Suç sistemde değil, tıklayan parmaklardadır.



KAYNAKLAR

[1] Saf Suresi, 5. Ayet: Arapça: ...فَلَمَّا زَاغُوا أَزَاغَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ... | Okunuş: ...Felemmâ zâġû ezâġa(A)llâhu kulûbehum... | Meal: ...Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (gerçeği kabul etmekten) saptırdı...

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page