Kader insanın iradesini yok sayan bir senaryo değil Allah'ın koyduğu yasalar (Sünnetullah) çerçevesinde işleyen dinamik bir süreçtir. Yazılımcı (Allah) sistemi kurar oyuncu (insan) seçer.
Evren bir oyun veya eğlence (Lehv) olsun diye yaratılmamıştır. Hakkın Batılı yok etmesi ve insanın iradi ibadetinin meleklerden farkı yaratılışın ciddiyetini gösterir.
Allah'ın 'dilediğini yapması' keyfi bir zorbalık değil koyduğu yasaların işlemesidir. İnsan seçimini yapar (Input) Allah o seçimin sonucunu yaratır (Output).
Ecel sabit bir takvim yaprağı değil biyolojik ve fiziksel yasalarla belirlenmiş bir ömür potansiyelidir. 'Kendinizi tehlikeye atmayın' emri ecelin tedbire bağlı olduğunu gösterir.
Meleklerin insanın kan dökeceğini bilmesi gaybı bilmeleri değil insanın yapısını (toprak/ihtiyaç) analiz etmeleridir. Sınırlı kaynak ve sınırsız ego çatışma doğurur.
İhmalin ve tedbirsizliğin faturasını 'Kader' diyerek Allah'a kesmek iftiradır. Çürük bina yapmak kader değil insan hatasıdır, yıkılması ise fizik yasasıdır (Kaderdir).
Allah kimseyi zorla saptırmaz. 'Allah kalplerini mühürledi' ifadesi kulun ısrarla kötülüğü seçmesi sonucunda sistemin (Sünnetullah'ın) o kapıyı kapatmasıdır.
İnsan sonuçtan (zaferden) değil süreçten (seferden/gayretten) sorumludur. Hırs sonuca hükmetmeye çalışmaktır, tevekkül ise elinden geleni yapıp sonucu yasaya bırakmaktır.
Evrende 'Bumerang Yasası' işler, yapılan her iyilik veya kötülük sahibine döner. Musibetlerin çoğu ilahi ceza değil kişinin kendi eylemlerinin doğal sonucudur.