top of page

Madde: 16

Hükmü Verilmeyen Konular

ÖNERME

Geleneksel zihniyet, Kur’an’da bulamadığı her detay için "mutlaka bir hüküm olmalı" diyerek zayıf hadislere, kıyaslara sarılır veya zorlama yorumlar yapar. Bazı fıkıhçılar, hukukta iğne ucu kadar bile boşluk bırakmamayı bir övünç kaynağı (kemal) olarak görürler. Oysa bu bir kemal değil, Allah'ın insanlara tanıdığı özgürlük alanını işgal etmektir.


Kur’an’a göre; Allah’ın hüküm vermediği, sessiz kaldığı alanlar "unutulmuş" alanlar değil; "insana bırakılmış özgürlük ve sorumluluk alanları"dır. Allah, haramları ve farzları (sınırları) net çizer. Bu sınırlar dışındaki devasa gri alan; insanlığın aklına, bilime, danışma meclisine (şûra) ve zamanın ruhuna emanet edilmiştir. Allah insana güvendiği için bu alanı boş bırakmıştır.


REFERANSLAR

Mâide Suresi, 101-102. Ayetler[1]: "Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi zora sokacak şeyleri sormayın... Allah onları (açıklamayarak) affetmiştir... Sizden önceki bir toplum onları sormuştu da (o hükümler gelince yapamayarak) kâfir olmuşlardı."

  • Analiz: Allah burada detay istemenin özgürlüğü kısıtlayacağını vurgular ve "sustuğum yerde siz karar verin" mesajı verir. İsrailoğullarının yaşadığı "her şeye kural koyma" hastalığı burada reddedilir.

Meryem Suresi, 64. Ayet[2]: "...Rabbin asla unutkan değildir."

  • Analiz: Bir konu Kur'an'da yazılmadıysa, unutulduğundan değil; yazılmaması gerektiğindendir. Bu, "bilinçli sessizlik" ilkesidir.


DEĞERLENDİRME

Kur’an bir anayasadır; "adil olun" der, ama trafik cezasının kaç lira olacağını veya internet suçlarının cezasını yazmaz. Bunları yazmayı, o çağın danışma meclisine (şûra) ve uzmanlarına bırakır [3]. Örneğin kripto paranın haram olup olmadığına Kur’an değil; Kur’an’ın "haksız kazanç ve kumar yasağı" ilkesine bakarak ekonomistler ve hukukçular karar verir.


Allah, biyolojik veya sosyal gri alanlarda (örneğin hünsa, yapay zekâ hakları, organ nakli) kesin bir ayet indirmemişse; çözüm "tıp ilmi" ve "hukuk aklı"dır. Doktorlar teşhis eder, hukukçular adalet ilkesine göre en hakkaniyetli kanunu yapar. Bu kanun, o an için Allah’ın rızasına en uygun çözümdür.


İslam hukukunun ve Kur’an mantığının temeli şudur: "Eşyada asıl olan serbestliktir (ibaha)." Yani haram olduğuna dair açık bir delil yoksa, o şey helaldir. Uç meselelerde veya yeni çıkan her konuda hüküm; Kur’an’ın çizdiği kırmızı çizgiler (adalet, zarar vermeme, israf etmeme) saklı kalmak kaydıyla, tamamen insanlığa, akla ve bilime bırakılmıştır.



KAYNAKLAR

[1] Mâide Suresi, 101-102. Ayetler:

Arapça: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ... | Okunuş: Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tes-elû ‘an eşyâe in tubde lekum tesu/kum... | Meal: Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi zora sokacak şeyleri sormayın...

[2] Meryem Suresi, 64. Ayet:

Arapça: ...وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّاۚ | Okunuş: ...vemâ kâne rabbuke nesiyyâ. | Meal: ...Rabbin asla unutkan değildir.

[3] Şûrâ Suresi, 38. Ayet:

Arapça: ...وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ... | Okunuş: ...ve emruhum şûrâ beynehum... | Meal: ...Onların işleri, aralarında danışma iledir...

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page