Madde: 321
Hz. İsa’nın Dönüşü
ÖNERME
Hristiyan teolojisinin temel taşı olan İsa’nın Göğe Yükselişi ve İkinci Gelişi (Parousia) inancı, hadisler ve yorumlar yoluyla İslam kültürüne sızmış olsa da Kur’an’ın inşa ettiği zihin yapısı; kurtarıcı bekleyen pasif bir toplum değil, kurtuluşu inşa eden aktif bireylerdir. Hz. Muhammed’in "Hâtemü’n-Nebiyyîn" (Peygamberlerin Sonuncusu) olduğu gerçeği karşısında, Hz. İsa’nın tekrar gelmesi ya nübüvvet kapısını tekrar açarak Kur’an’a aykırı bir durum oluşturacak ya da işlevsiz bir geliş olarak Allah’ın hikmetine ters düşecektir. Kur’an perspektifinde Hz. İsa görevini hakkıyla tamamlamış, vadesi dolunca eceliyle vefat etmiş ve ruhu Allah katındaki manevi makama yükseltilmiştir. O, dünyayı kurtarmaya gelmeyecektir; zira kurtuluş reçetesi olan Kur’an zaten inmiş ve din tamamlanmıştır.
REFERANSLAR
Vefat ve Yükseliş Sıralaması (Âl-i İmrân Suresi, 55) [1]: "Hani Allah şöyle buyurmuştu: Ey İsa! Şüphesiz ben seni vefat ettireceğim (Müteveffî-ke), seni katıma yükselteceğim (Râfi’u-ke)..."
Analiz: Arapça’da "Teveffâ" kökü; ruhun alınması, ölüm veya sürenin dolması demektir ve Kur’an’da insan için kullanıldığında istisnasız ölüm/uyku manasındadır. Ayetteki sıralama "önce vefat, sonra manevi yükseliş" şeklindedir; bu durum fiziksel göğe yükseliş ve geri dönüş iddialarını geçersiz kılar.
Şahitlik ve Sorumluluk (Mâide Suresi, 117) [2]: "(İsa şöyle der): ...İçlerinde bulunduğum sürece üzerlerine şahittim. Fakat Sen beni vefat ettirince (Teveffeytenî) artık onlar üzerine gözetleyici yalnız Sen oldun..."
Analiz: Eğer Hz. İsa kıyamete yakın inseydi, Hristiyanların son haline şahit olurdu. "Öldükten sonra ne yaptıklarını bilmiyorum" beyanı, geri dönüş teorisini kökten çürütür.
Kıyamet Bilgisi ve Zamir Sorunu (Zuhruf Suresi, 61) [3]: "Şüphesiz O, kıyamet için bir bilgidir/alamettir (Ve innehu le ilmun lis-sâat)..."
Analiz: Arapça gramerinde zamirler en yakın özneye gider; burada bağlam Kur’an’dır. İsa kastedilse bile bu onun "gelişini" değil, babasız "yaratılışını" (Allah'ın kudret delili oluşunu) ifade eder.
Çarmıh ve Benzerlik (Nisâ Suresi, 157) [4]: "...Onu öldürmediler, asmadılar da; fakat (öldürülen) onlara (İsa) gibi gösterildi (Şubbihe lehum)..."
Analiz: Kur'an, İsa'nın çarmıhta ölmediğini, o kargaşa anında bir başkasının ona benzetildiğini veya durumun onlara öyle göründüğünü bildirir. Allah elçisini linç girişiminden kurtarmış, o da yaşamını tamamlayıp eceliyle ölmüştür.
DEĞERLENDİRME
Hz. İsa’nın tekrar gelişi inancı, Müslümanları Mehdi veya Mesih bekleyen, sorunları akıl ve çabayla çözmek yerine "süper kahraman" gözleyen bir tembelliğe ve atalete sürüklemektedir. Kur’an’a göre Son Peygamber gelmiş ve din kemale ermiştir; dolayısıyla İsa (as) gelse yapabileceği fonksiyonel bir görev kalmamıştır. Namaz kıldıracaksa bunu herhangi bir imam da yapmaktadır, yeni bir vahiy getirecekse bu "Hatemü’n-Nebiyyin" ilkesine aykırıdır. Gerçek şudur ki İsa Peygamber görevini şerefle ifa etmiş, vefat etmiş ve Rabbine dönmüştür. Müslümana düşen görev, şahısları beklemek değil, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in getirdiği ortak mesaj olan Tevhid ve Adaleti hayata hakim kılmaktır.
KAYNAKLAR
[1] Âl-i İmrân Suresi, 55. Ayet: Arapça: اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ | Okunuş: İz kâlellâhu yâ îsâ innî muteveffîke ve râfiuke ileyye... | Meal: Hani Allah demişti ki: "Ey İsa! Ben seni vefat ettireceğim ve seni nezdime yükselteceğim..."
[2] Mâide Suresi, 117. Ayet: Arapça: ...وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ | Okunuş: ...ve kuntu aleyhim şehîden mâ dumtu fîhim, fe lemmâ teveffeytenî kunte enter rakîbe aleyhim... | Meal: ...Aralarında bulunduğum sürece üzerlerine şahit idim. Fakat sen beni vefat ettirince, artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun...
[3] Zuhruf Suresi, 61. Ayet: Arapça: وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا | Okunuş: Ve innehu le ilmun lis sâati fe lâ temterunne bihâ... | Meal: Şüphesiz o (Kur'an veya İsa), kıyamet için bir bilgidir. Ondan hiç şüphe etmeyin...
[4] Nisâ Suresi, 157. Ayet: Arapça: ...وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ | Okunuş: ...ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin şubbihe lehum... | Meal: ...Halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi...
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43