Kıyamet evrenin 'Geri Sarılması' (Big Crunch) olayıdır. Dağların yürütülmesi ve göğün dürülmesi fizik yasalarının tersine dönmesi ve maddenin enerjiye dönüşümüdür.
Kabir fiziksel bir çukur değil dünya ile ahiret arasındaki 'Boyut/Engel' (Berzah)dir. Ölüm bir uykudur, kişi kıyamette uyanana kadar zaman algısını yitirir.
Hesap günü sadece yapılanlardan değil bırakılan izlerden (eserlerden) de sorumlu olunur. Bir iyiliğin veya kötülüğün zincirleme etkisi (Kelebek Etkisi) mizana girer.
İnkar tüm iyilikleri sıfırla çarpan bir 'sistem reddi'dir. İnanmayanın yaptığı iyilik (hastane vb.) dünyada kalır ahirette karşılığı olmaz çünkü ahireti reddetmiştir.
Mizan bakkal terazisi değil 'Mutlak Adalet Ölçüsü'dür. Kitap ise kağıt defter değil insanın tüm verilerinin (ses görüntü niyet) kaydedildiği kozmik veri tabanıdır.
Kiramen Katibin insanın hayatını 'İstinsah' (Kopyalama/Klonlama) teknolojisiyle kaydeder. Hesap günü insan kendi hayat filmini ve bilinçaltı dökümünü izler.
Cennet (bahçeler ırmaklar) tasvirleri insan zihnine yaklaştırılmış 'sembolik' anlatımlardır (Müteşabih). Gerçek ödül insan hayalinin ötesindeki ruhsal hazlardır.
Herkes cehennemin kıyısına (çemberine) uğrayacaktır (Meryem 71). Cennetlikler oradan 'kurtarılacak' zalimler ise diz çökmüş halde ateşe terk edilecektir.
Cehennem ateşi 'odun' değil 'insan ve taş' kaynaklıdır. Yani insanı yakan şey dışarıdan gelen alev değil kendi içinden ürettiği pişmanlık ve suçluluktur.
Araf cennet ve cehennem ehli arasında bir 'Yüksek Gözlem Noktası'dır. Buradakiler pasif bekleyenler değil hakikati gören ve şahitlik eden bilinçlerdir.