top of page

Madde: 299

İlahi İrade ve İnsan Tercihi

ÖNERME

Kur’an’da Allah’ın dilediğini yapması, keyfî bir yönetim biçimi değil, evrene konulan sarsılmaz Sünnetullah yani sistem yasalarının işleyişidir. İnsanın cüz-i iradesi bu ilahi algoritmanın giriş verisi, Allah’ın küllî iradesi ise o veriye göre üretilen sonuçtur. Allah, başarıyı çalışana, mülkü liyakat sahibine, çöküşü ise adaletten sapana vermeyi dilemiştir. Dolayısıyla Allah’ın dilemesi, kulun tercihini kısıtlamaz; aksine ona sonuç kazandıran bir Adalet İşletim Sistemi görevi görür.


REFERANSLAR

İktidarın ve Onurun Kaynağı (Âl-i İmrân Suresi, 26) [1]: "De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz kılarsın, dilediğini zelil kılarsın..."

  • Analiz: Allah’ın mülkü dilediğine vermesi; rastgele bir piyango değil, bilgi ve liyakat şartlarına uyanlara vermesi demektir.

Kozmik Sabitler ve Sosyal Değişkenler (Âl-i İmrân Suresi, 27) [2]: "Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın..."

  • Analiz: Allah, iktidarın değişimini (26. ayet), gece-gündüzün değişimi (27. ayet) gibi sarsılmaz bir Doğa Yasasına bağlamıştır. Toplumların yükseliş ve çöküş yasaları, fizik yasaları kadar kesindir.

Musibetin Kaynağı ve İnsan Faktörü (Âl-i İmrân Suresi, 165) [3]: "(Düşmanınızı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Bedir’de) sizin başınıza gelince (Uhud’da): ‘Bu nereden geldi?’ dediniz. De ki: ‘O, kendi nefsinizdendir (kendi hatanızdır)..."

  • Analiz: Allah musibet gönderdiği için musibet olmaz, insan yanlış yaptığı için musibet sonuç olarak gerçekleşir.


DEĞERLENDİRME

Allah’ın dilemesi bir piyango değil, bir sebep-sonuç denklemidir. Kur’an’ın bütününe bakıldığında Allah’ın mülkü rastgele dağıtmadığı, bilgi ve fiziksel yeterliliğin birleştiği liyakat sahibi profillere verdiği, ancak kalıcılığın tamamen adaletle hükmetme şartına bağlandığı görülür. Gücün zulüm ve bozgunculuk için kullanılması mülkün sistem dışına itilerek geri alınması sürecini başlatırken, gevşeklik ve tembellik ise kaçınılmaz bir sonuç olarak kişinin veya toplumun zelil kılınmasıyla neticelenir. Eğer Allah’ın yasası olmasaydı eylemlerimiz sonuçsuz kalırdı; tıpkı yerçekimi yasasının yürüme irademizi kısıtlamayıp aksine yere basmamızı sağlaması gibi, Allah’ın mülkü hak edene verme yasası da insanın çabasını anlamlı kılar. Allah birini durup dururken rezil etmez; kişi onursuzluğu seçer, Allah da bu tercihin fiziksel karşılığı olan çöküşü yaratır. Güneşin doğuşu insanın elinde değildir ancak o aydınlıkta ne yöne gideceği insanın elindedir; iktidarların doğuşu ve batışı da tıpkı gece-gündüz gibi yasalarla işler ve insan özgür iradesiyle hangi döngüde yer alacağını seçer.



KAYNAKLAR

[1] Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet: Arapça: قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء... | Okunuş: Kuli-llâhumme mâlike-lmulki tu/tî-lmulke men teşâu vetenzi’u-lmulke mimmen teşâu... | Meal: De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin.

[2] Âl-i İmrân Suresi, 27. Ayet: Arapça: تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ... | Okunuş: Tûlicu-lleyle fî-nnehâri vetûlicu-nnehâra fî-lleyli... | Meal: Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın.

[3] Âl-i İmrân Suresi, 165. Ayet: Arapça: أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ... | Okunuş: Evelemmâ esâbetkum musîbetun kad esabtum miśleyhâ kultum ennâ hâżâ kul huve min ‘indi enfusikum... | Meal: Onların (müşriklerin) başına iki mislini getirdiğiniz bir musibet sizin başınıza gelince, “Bu nereden başımıza geldi?” mi diyorsunuz? De ki: “O (musibet) kendi yapıp ettiklerinizdendir.”

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page