top of page

Madde: 70

İnsanın Yaratılışı

ÖNERME

İnsanın varlık sahnesine çıkışı, sihirli bir değnekle çamurdan yapılmış bir heykelin aniden canlanması hadisesi değil; milyarlarca yıllık bir sürecin sonunda biyolojik olarak olgunlaşmış bir forma, yani beşere, üst düzey bir bilinç ve sorumluluk olan ruhun eklenmesi olayıdır.


Geleneksel anlatı, Âdem kıssasını biyolojik bir yoktan var etme sihirbazlığına indirgerken; Kur'an, insanın maddi tarafını toprak ve süreç, manevi tarafını ise ilahi bir nefes olarak ayırır. Âdem'in yaratılışı; evrimsel ve biyolojik yasalarla, yani sünnetullah ile şekillenmiş donanıma, ilahi bir yazılımın yüklenmesi ve canlının insan statüsüne, yani muhataplık seviyesine yükseltilmesidir.


REFERANSLAR

Biyolojik Hazırlık (Hicr Suresi, 28-29)[1]: "Hani Rabbin meleklere demişti ki: Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım. Onu düzenleyip (savveytuhu), içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secde edin."

  • Kavram Analizi: Ayette geçen "beşer" kelimesi; derisi olan, yiyen, içen, biyolojik canlı demektir ve henüz ruh üflenmemiş bedeni tanımlar. "Savveytuhu" fiili ise bir şeyi aşama aşama düzenlemek, kıvamına getirmek, formunu tamamlamak anlamındadır. Bu, ani bir oluşumu değil, zamana yayılmış bir süreci ifade eder.

Bilinç Öncesi Dönem (İnsan Suresi, 1)[2]: "İnsanın üzerinden, henüz anılmaya değer bir şey olmadığı bir süre (dehr) geçmedi mi?"

  • Analiz: Ayetteki "anılmaya değer bir şey olmadığı" ifadesi, insanın henüz akıl, şuur ve benlik sahibi bir "insan" statüsüne erişmediği; sadece biyolojik bir form, yani beşer olarak var olduğu uzun zaman dilimlerine işaret eder. Bu evrede canlı vardır, ancak muhatap alınacak bir kimlik henüz oluşmamıştır.

Aşamalı Yaratılış (Nuh Suresi, 14)[3]: "Hâlbuki O, sizi evreler (etvâr) halinde yaratmıştır."

Bilimsel Veri Başlığı (Yaşamın Kökeni)[4]: Yaşamın kökenine dair bilimsel hipotezler (Kil Hipotezi gibi), organik yaşamın inorganik maddelerden, özellikle kil mineralleri arasındaki etkileşimlerle başlamış olabileceğini öngörür. Biyokimya, insan bedeninin elementer yapısının (karbon, hidrojen, oksijen, azot vb.) yer kabuğunun, yani çamurun bileşenleriyle birebir örtüştüğünü kanıtlar.


DEĞERLENDİRME

Âdem kıssasını doğru okumak için sürücü ve araç metaforunu kullanmak gerekir. Araç olan beden veya beşer formu, dünya fabrikasında, yani doğa yasaları ve biyolojik süreçler içerisinde, elementlerin (çamur ve su) milyonlarca yıl işlenmesiyle üretilmiştir. Bu üretim aşaması, ilahi yasaların (sünnetullah) tıkır tıkır işlediği bir süreçtir. Sürücü olan ruh veya bilinç ise ilahi bir boyutta eğitilmiş, kelimeleri yani bilgiyi öğrenmiş ve bu biyolojik forma transfer edilmiştir.


Bu bakış açısı, evrim mi yaratılış mı ikilemini ortadan kaldırır. Beden, biyolojik evrimin ve doğal seleksiyonun bir ürünü olabilir; ancak insanı insan yapan şey o et yığını değil, ona yüklenen ve meleklerin dahi saygı duyduğu özgür irade ve bilinç yazılımıdır. İnsan Suresi'nde geçen "anılmaya değer olmayan zaman dilimi", işte bu biyolojik olgunlaşma sürecidir. O dönemde atalarımız vardı ama "insan" değillerdi; sadece doğanın bir parçası olan beşer idiler. Şeytanın hatası, bu ikili yapıyı görememekti. O, sadece kaportaya, yani çamur kökenli bedene bakarak bir değer yargısında bulundu ve enerjiden (ateş) yaratıldığını öne sürerek üstünlük iddia etti. Oysa yaratıcı, o çamurun içine halifelik sırrını, yani kozmik bir yönetici olma potansiyelini gizlemişti.


Sonuç olarak biyolojik atalarımız beşer olabilir; ancak ilk insan, bu biyolojik formun içine ilahi bilincin ve ahlaki sorumluluğun girmesiyle başlamıştır. Bizler çamurdan gelen tevazu ile ruhtan gelen asaletin birleşimi olan varlıklarız.



KAYNAKLAR

[1] Hicr Suresi, 28-29. Ayet:

Arapça: وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍۚ فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Okunuş: Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn. Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fekaû lehu sâcidîn.

Meal: Hani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım. Onu düzenleyip, içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secde edin."

[2] İnsan Suresi, 1. Ayet:

Arapça: هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا

Okunuş: Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ.

Meal: İnsanın üzerinden, henüz anılmaya değer bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi?

[3] Nuh Suresi, 14. Ayet:

Arapça: وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا

Okunuş: Ve kad halakakum atvârâ.

Meal: Hâlbuki O, sizi evreler halinde yaratmıştır.

[4] Cairns-Smith, Graham A. "The Origin of Life and the Nature of the Primitive Gene". Journal of Theoretical Biology 10/1 (1966), 53-88. https://doi.org/10.1016/0022-5193(66)90178-0

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page