top of page

Madde: 56

Kozmik Hareket

ÖNERME

Kur’an’ın indiği 7. yüzyılda insanlık; Dünya’nın sabit durduğu, Güneş’in ise Dünya etrafında basitçe doğup battığı "yer merkezli" (jeosentrik) bir evren modeline inanıyordu.

Oysa Kur’an, o dönemin bilimsel algısına meydan okuyarak; gök cisimlerinin (Güneş, Ay ve Dünya) sabit olmadığını, her birinin kendine ait bir yörüngesi (felek) olduğunu ve uzay boşluğunda yüzdüğünü (yesbehûn) ilan etmiştir. Özellikle Güneş’in sadece doğup batan bir ışık kaynağı değil, kendine ait bir istikrar noktasına doğru akıp giden bir yıldız olduğunun belirtilmesi; modern astronominin keşfettiği "Solar Apex" (Güneş’in Samanyolu galaksisi içindeki hareketi) gerçeğiyle birebir örtüşmektedir. Kur’an statik değil, dinamik ve hareketli bir evren tarif eder.


REFERANSLAR

Güneş’in Rotası (Yâsîn, 38)[1]: "Güneş de kendisi için belirlenmiş bir yere/yörüngeye doğru akıp gitmektedir (tecrî). Bu, Üstün ve Bilen Allah’ın takdiridir."

  • Analiz: Yüzyıllarca bilim dünyası Güneş’in sabit durduğunu sandı. Ancak ayet Güneş’in durduğunu değil, tecrî (aktığını/koştuğunu) söyledi. Bugün biliyoruz ki Güneş, tüm sistemiyle (gezegenlerle) birlikte Vega Yıldızı yönüne (Solar Apex) doğru saatte 720.000 km hızla yol almaktadır.

Yüzme Hareketi (Enbiyâ, 33)[2]: "Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler (yesbehûn)."

Dünya’nın Dönüşü (Neml, 88)[3]: "Dağları görürsün de onları donmuş/sabit sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler."

  • Analiz: Dağların hareketi, üzerinde bulundukları Dünya’nın hareketine işarettir. Bulutlar nasıl hava akımıyla gidiyorsa, dağlar da Dünya'nın dönüşüyle hareket hâlindedir.


DEĞERLENDİRME

Kur’an’ın astronomik ayetlerinde seçilen kelimeler tesadüf değildir. Allah, gök cisimlerinin hareketi için "dönerler" veya "giderler" gibi basit kelimeler yerine; "suda yüzer gibi akıp gitmek" anlamına gelen yesbehûn kelimesini kullanmıştır. Bu kelime, gök cisimlerinin uzay boşluğundaki o yumuşak, süzülen ve kendi ekseni etrafındaki yuvarlanma hareketini muazzam bir hassasiyetle tarif eder.


Bir çöl insanının 1400 yıl önce, teleskop yokken; Güneş’in uzayda "yüzdüğünü" ve bir rotaya "aktığını" söylemesi, bu kitabın kaynağının insan olamayacağının en büyük kozmik delilidir. Eğer Kur'an, Peygamberin kendi gözlemlerine dayansaydı, o günkü yaygın inanç olan "Dünya sabit, Güneş dönüyor" demesi gerekirdi. Ancak Kur'an, o günün yanlış bilimine uymamış, bugünün astrofiziğini haber vermiştir.



KAYNAKLAR

[1] Yâsîn Suresi, 38. Ayet:

Arapça: وَالشَّمْسُ تَجْرِي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ

Okunuş: Veş şemsu tecrî li mustekarrin lehâ. Zâlike takdîrul azîzil alîm.

Meal: Güneş de kendisi için belirlenmiş bir yere/yörüngeye doğru akıp gitmektedir. Bu, Üstün ve Bilen Allah’ın takdiridir.

[2] Enbiyâ Suresi, 33. Ayet:

Arapça: وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۖ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

Okunuş: Ve huvellezî halakal leyle ven nehâra veş şemse vel kamer. Kullun fî felekin yesbehûn.

Meal: Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

[3] Neml Suresi, 88. Ayet:

Arapça: وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ...

Okunuş: Ve terel cibâle tahsebuhâ câmideten ve hiye temurru merres sehâb...

Meal: Dağları görürsün de onları donmuş/sabit sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler.

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page