Madde: 187
Mescidler ve Camiler
ÖNERME
Geleneksel anlayış, mescidi yalnızca namaz kılma alanı olarak kodlamıştır. Namaz vakitleri dışında kilitlenen, çocukların gürültü gerekçesiyle uzaklaştırıldığı, kadınların izbe alanlara hapsedildiği ve sessizliğin hâkim olduğu bu yapı; İslam’ın toplayıcı ve birleştirici (cami) ruhuna aykırıdır. Kur’an perspektifinde mescid; sadece ritüellerin ifa edildiği soğuk bir tapınak değil, mahallenin yaşam merkezidir. Burası; eğitimin verildiği, sorunların çözüldüğü, çocukların neşeyle koştuğu, evsizlerin sığındığı ve sosyal dayanışmanın örgütlendiği yaşayan bir organizma olmalıdır.
REFERANSLAR
İmar İlkesi (Tevbe, 9/18) [1]: "Allah’ın mescidlerini ancak... Allah’a inananlar imar eder."
Kavram Analizi: Ayette geçen imar etmek ifadesi, yalnızca binayı tuğlayla örmek veya süslemek değildir. Kavramsal olarak mamur etmek; bir yeri şenlendirmek, canlandırmak, işlevsel hale getirmek ve hayatla doldurmak demektir. İçinde yaşamın, eğitimin ve neşenin bulunmadığı bir bina, ne kadar süslü olursa olsun imar edilmiş sayılmaz, sadece inşa edilmiş olur.
DEĞERLENDİRME
Tarihsel süreçte mescidler; devlet kararlarının alındığı bir meclis, ilmin öğretildiği bir okul, yaralıların tedavi edildiği bir hastane ve evsizlerin barındığı bir sosyal hizmet alanı olarak işlev görmüştür. Ancak günümüzde namaz bitiminde camiyi kilitlemek; Allah’ın evinin mesai saatleri dışında kapalı olduğunu ilan etmekle eşdeğerdir. Camiler; kütüphanesi, çay ocağı, derslikleri ve dinlenme alanlarıyla gün boyu halka açık, yaşayan mekanlar olmalıdır. Bir genç, ders çalışmak veya huzur bulmak için günün her saati camiye girebilmelidir.
Camilerde çocuklara sessiz olmaları yönünde baskı yapan zihniyet, farkında olmadan geleceğin cemaatini camiden uzaklaştırmaktadır. Cami avlusu çocuk parkı olmalı, iç mekan çocuk dostu hale getirilmelidir. Kadınlar da girişin zor olduğu bodrum katlarında veya perdelerin arkasında değil, ana mekânda huzurla ibadet edebilmelidir.
Camide dünya kelamı konuşulmaz algısı da büyük bir yanılgıdır. Camide siyaset (particilik) ve ticaret (pazarlama) yapılmaz; ancak toplumsal sorunlar elbette konuşulmalıdır. Mahallenin temizlik sorunu, ihtiyaç sahiplerinin durumu veya gençlerin eğitimi toplanma yeri olan camide konuşulmayacaksa çözüm üretilemez. Cami, bir sessizlik mağarası değil, mahallenin çözüm meclisidir. Bu vizyonda cami görevlisi (imam), sadece namaz kıldırma memuru olmaktan çıkmalı; mahallenin pedagogu, sosyal hizmet uzmanı ve kanaat önderi vasfını taşımalıdır. Sonuç olarak cami, sadece yaşlıların namaz kılıp dağıldığı bir lokal olmaktan çıkarılmalı, hayatın nabzının attığı aktif bir merkeze dönüştürülmelidir.
KAYNAKLAR
[1] Tevbe Suresi, 18. Ayet:
Arapça: إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّهِ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ...
Okunuş: İnnemâ ya’muru mesâcidallâhi men âmene billâhi...
Meal: Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a inananlar imar eder...
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43