Madde: 174
Namazda Dil ve Okunanlar
ÖNERME
Kur’an; kelime yapısı, şiirsel derinliği ve çok katmanlı anlam örgüsüyle (İcaz) Allah’ın koruması altındaki orijinal bir metindir. Bir şiiri bile başka dile çevirdiğinizde ruhunu kaybederken, İlahî Kelamı çevirmek; anlamı daraltmak ve beşerî yorumu "Allah’ın sözü" zannetme riskini doğurur. Bu yüzden namazın "Kıraat" (Kur’an okuma) rüknünde, metnin orijinal diliyle (Arapça) okunması esastır.
Ancak Allah, anlaşılmadan yapılan papağanvari tekrarlardan hoşnut olmaz. "Kolayınıza geleni okuyun" emri; sadece ezberi kolay olanı değil, anlamını bildiğiniz ve içinize sinen sureleri okuyun demektir. Namazda dil Arapça olsa da bilinç ve idrak "Ana Dilde" olmalıdır.
REFERANSLAR
Kıraat Emri (Müzzemmil Suresi, 20. Ayet)[1]: "...O halde namazda Kur’an’dan (anlayıp hazmettiğinizden) kolayınıza geleni okuyun..."
Analiz: Namazın "Kıyam" rüknünde okunması gereken tek zorunlu metin Kur’an’dır.
Zikir ve Tesbih (A’lâ Suresi, 15. Ayet)[2]: "O (arınan kişi), Rabbinin ismini anar (Zikir) ve namaz kılar."
Analiz: Namaz, sadece Kur’an okumak değil, aynı zamanda Allah’ı tesbih etmek (Sübhaneke gibi) ve dua etmektir.
DEĞERLENDİRME
Kur’an ayetleri namazda orijinal haliyle okunur çünkü mealler, çevirmenin yorumudur. Namazda kul ile Allah arasına çevirmen girmemelidir. Ancak orijinalini okumak, "anlamadan okumak" demek değildir. Mümin, namazda okuduğu surelerin (Fatiha, İhlas vb.) manasını önceden kendi dilinde öğrenmeli, Arapça telaffuz ederken zihninden bu manaları geçirmelidir. Anlamını bilmediği bir şeyi okumak, ibadetin "iletişim" ruhuna aykırıdır.
Sübhaneke duası "Allah’ım seni noksan sıfatlardan tenzih ederim" diyen bir tesbih cümlesidir. Kur’an ayeti değildir. Okunması farz değildir. Ancak namaza Allah’ı yücelterek başlamak tevatür sünnettir. Okumayanın namazı bozulmaz.
Tahiyyat duası ise Miraç’ta Allah ile Peygamber arasında geçtiği rivayet edilen; Allah’a, Peygambere ve salih kullara selam içeren bir diyalogdur. Kur’an’da geçmez. Hanefi fıkhında "okumazsan namaz bozulur" denmesi abartılıdır. Bir kişi oturuşta Tahiyyat yerine Kur’an’dan bir dua ayeti okusa (Örn: Rabbenağfirli) namazı yine geçerli olur.
Sonuç olarak namazda "Kıraat" (Ayakta Okuma) Kur’an’ın orijinaliyle yapılır; çünkü Allah’ın sözü daraltılamaz. Ancak "Bilinç" şarttır; ne dediğini bilmeden yapılan okuma, hedefe ulaşmayan bir mektup gibidir. Kur’an dışı dualar (Sübhaneke, Tahiyyat) ise namazın süsüdür; ayet muamelesi görmemelidir.
KAYNAKLAR
[1] Müzzemmil Suresi, 20. Ayet: Arapça: ...فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ... | Okunuş: ...Fakraû mâ teyessera mine-lkur-ân(i)... | Meal: ...O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun...
[2] A’lâ Suresi, 15. Ayet: Arapça: وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ | Okunuş: Ve zekera-sme rabbihi fesallâ. | Meal: (O arınan kişi) Rabbinin adını anıp namaz kılar.
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 3 Mart 2026 03:38