top of page

Madde: 52

Sürekli Yaratılış

ÖNERME

Evren, bir kez kurulup kendi hâline bırakılmış otomatik bir makine (Deizm) değildir; Yaratıcı’nın iradesiyle her an yenilenen dinamik bir görüntüdür. Tıpkı bir ekrandaki görüntünün devam etmesi için elektriğin kesintisiz akması gerektiği gibi, evrenin varlığı da Allah’ın "sürekli yaratmasına" muhtaçtır. Yaratım bir an dursa, varlık o an yok olur. Yaratılış; geçmişte olup bitmiş bir olay değil, "şu an" devam eden bir süreçtir.


REFERANSLAR

Aktif Yaratıcı (Rahmân, 29)[1]: "...O, her an yeni bir iştedir (yaratmadadır/oluştadır)."

  • Analiz: Ayet, Allah’ın evreni yaratıp kenara çekildiği düşüncesini reddeder. O, her an bir şe'n (oluş/iş) hâlindedir. Atom altı parçacıkların hareketinden galaksilerin dönüşüne kadar her şey, O'nun anlık iradesiyle gerçekleşir.

Tutma/Sürdürme (Fâtır, 41)[2]: "Gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler (zeval bulmasınlar) diye Allah (kudretiyle) tutmaktadır..."

  • Analiz: Ayette geçen yumsiku (tutmak/yakalamak) ifadesi; varlığın kendi kendine ayakta durmadığını, sürekli bir "desteklenme" enerjisine muhtaç olduğunu kanıtlar.


DEĞERLENDİRME

Fâtır Suresi'ndeki "tutmaktadır" ifadesini anlamak için modern dünyadan şu metafor kullanılabilir: Bizler dijital bir ekrandaki karakterler gibiyiz. Ekrandaki bir görüntünün varlığını sürdürmesi, arka plandaki "yenileme hızına" (refresh rate) ve elektrik akışına bağlıdır. Elektrik bir saniye bile kesilse (yani Allah iradesini/tutmayı bir an bıraksa), ekrandaki dünya donmaz; kararır ve yok olur.


Klasik fizik evreni "kurulmuş bir saat" gibi görürken; Kur'an evreni "sürekli akan bir nehir" veya "yenilenen bir görüntü" gibi görür. Allah sadece "İlk Neden" değildir; O aynı zamanda "Sürdüren Neden"dir. Varlık, Yaratıcı'dan bağımsız bir kütle değil; O'nun "Ol" emrinin sürekli yankısıdır.



KAYNAKLAR

[1] Rahmân Suresi, 29. Ayet:

Arapça: يَسْأَلُهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

Okunuş: Yes’eluhu men fis semâvâti vel ard. Kulle yevmin huve fî şe’n.

Meal: Göklerde ve yerde bulunan herkes O'ndan ister. O, her an yeni bir iştedir.

[2] Fâtır Suresi, 41. Ayet:

Arapça: إِنَّ اللَّهَ يُمْسِكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ أَنْ تَزُولَا ۚ وَلَئِنْ زَالَتَا إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِنْ بَعْدِهِ ۚ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

Okunuş: İnnallâhe yumsikus semâvâti vel arda en tezûlâ. Ve lein zâletâ in emsekehuma min ehadin min ba’dih. İnnehu kâne halîmen gafûrâ.

Meal: Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutmaktadır. Andolsun ki onlar yok olursa, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz), çok bağışlayandır.

Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 15 Şubat 2026 15:09

Yorumlar

Fikirlerinizi Paylaşınİlk yorumu siz yazın.

 

© 2026 by İbrahim'in Baltası. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page