Madde: 239
Çocuk Evliliği
ÖNERME
Geleneksel islamda Peygamber'in Hz. Aişe ile 9 yaşında evlendiği kabul edilir. Bu konuda hadis aktarımların 3 sened mevcut olsa da hepsinin sonu ortak ravi olarak Hişam b. Urve'ye ve babasına çıkmaktadır[1]. Kendisin ömrünün Irak'ta geçirdiği son 10 yılında hafıza sorunları yaşadığı bilinmektedir [2]. Her kim ki Hz. Muhammed Hz. Aişe ile 9 yaşında evlendi diyorsa ve dediyse; Allah'ın, meleklerin ve tüm lanet edicilerin laneti onların ve bunu uyduranların üzerine olsun.
İslam dininde çocuk evliliği (pedofili) kategorik olarak reddedilir. Geleneksel fıkhın bir kısmında yer alan "büluğ çağına (adet görmeye/ergenliğe) giren kız evlendirilebilir" yaklaşımı, Kur'an'ın evlilik için öngördüğü temel kriterlerle çelişir. Kur'an, evlilik akdi için sadece biyolojik ergenliği (büluğ) değil; zihinsel, mali ve hukuki olgunluğu ifade eden "Rüşd" (reşit olma/aklı başında olma) şartını zorunlu kılar.
Bir bireyin biyolojik olarak üreme yetisine sahip olması, onun anne-baba veya eş olabilecek olgunluğa eriştiği anlamına gelmez. Kendi mal varlığını yönetemeyen, imza yetkisi bulunmayan ve iyiyi kötüden ayırt edemeyen bir çocuğun evlendirilmesi; bir yuva kurma girişimi değil, o çocuğun açık bir istismarıdır.
REFERANSLAR
Zihinsel ve Mali Olgunluk (Nisâ Suresi, 6. Ayet)[3]: "Yetimleri, nikâh çağına gelinceye kadar deneyin/gözetin. Eğer onlarda akılca bir olgunlaşma (rüşd) görürseniz, mallarını kendilerine verin..."
Kavram Analizi: Rüşd (rushd); doğru yolu bulma, aklı başında olma ve malı koruyabilme yetisidir. Büluğ (bulûğ) biyolojik sınırdır, Rüşd ise zihinsel ve sosyal sınırdır. Ayet, nikah çağı ile rüşd çağını eşleştirerek, evliliğin sadece biyolojik bir olay olmadığını kanıtlar.
Analiz: Kur'an, evlilik yaşını belirlemek için "malları yönetebilecek zihinsel olgunluk" kriterini getirir. Malını yönetemeyen bir bireyin, aileyi yönetmesi ve ağır bir sözleşmeye imza atması mantıken ve hukuken imkansızdır.
Ağır Sözleşme (Nisâ Suresi, 21. Ayet)[4]: "...Sizden (nikah yoluyla) ağır/sağlam bir teminat (mîsâk-ı galîz) almışlardı."
Analiz: Evlilik, çocuk oyuncağı değil; ağır sorumluluklar içeren hukuki ve ahlaki bir teminattır. Bu yükü ancak reşit bir irade taşıyabilir.
Aile Kararıyla Evlendirme (Rûm Suresi, 21. Ayet)[5]: "Kendileriyle huzur (sükûnet) bulasınız diye..."
Analiz: Bir kimsenin ailesi tarafından zorla evlendirilmesi, küçük yaşta evlendirilmesi huzur bulunacak bir evliliğin temeli olamayacağından açık bir şekilde haramdır.
DEĞERLENDİRME
Kur'an'ın hukuk sistemine göre, 12-13 yaşındaki bir çocuk biyolojik ergenliğe girse dahi, rüşd çağına (ekonomik ve zihinsel bağımsızlık) erişmemiştir. Allah'ın "malını bile emanet etmeyin, kandırılır" dediği bir çocuğa, "kendini ve bedenini bir erkeğe teslim et" denmesi ilahi mantığa aykırıdır. Malı yönetemeyen, aileyi ve toplumu yönetemez.
Modern dünyada 17-18 yaş civarı kabul edilen zihinsel tekamül, Kur'an'daki rüşd kavramının güncel karşılığıdır. Hz. Peygamber’e atfedilen "9 yaşında evlilik" rivayetleri; tarihsel tutarsızlıklar barındırdığı gibi, Kur'an'ın rüşd ilkesiyle de taban tabana zıttır. Bu tür uygulamalar, o dönemin Arap örfünün din kılıfına sokulmasıdır. Kur'an İslam'ında çocuk gelin yoktur, reşit bireylerin hür iradesiyle kurduğu bilinçli birliktelik esastır.
KAYNAKLAR
[1] İbrahim'in Baltası. Hadisler. Hz. Aişe'nin Evlilik Yaşı ve Çocuk Evliliği Sorunu. https://www.ibrahiminbaltasi.com/hadisler/19
[2] M. Yaşar Kandemir. "Hişâm b. Urve", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/hisam-b-urve
[3] Nisâ Suresi, 6. Ayet:
Arapça: وَابْتَلُوا الْيَتَامَىٰ حَتَّىٰ إِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُوا إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ | Okunuş: Vebtelûl yetâmâ hattâ izâ belegûn nikâh, fe in ânestum minhum ruşden fedfeû ileyhim emvâlehum | Meal: Yetimleri nikâh çağına gelinceye kadar deneyin. Eğer onlarda rüşd (akılca olgunlaşma) görürseniz, mallarını kendilerine verin.
[4] Nisâ Suresi, 21. Ayet:
Arapça: وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ أَفْضَىٰ bَعْضُكُمْ إِلَىٰ bَعْضٍ وَأَخَذْنَ مِنكُم مِّيثَاقًا غَلِيظًا | Okunuş: Ve keyfe te’huzûnehu ve kad efdâ ba’dukum ilâ ba’dın ve ehazne minkum mîsâkan galîzâ | Meal: Nasıl alırsınız ki, birbirinize karışıp katılmıştınız ve onlar sizden (nikâhla) ağır ve sağlam bir söz almışlardı.
[5] Rûm Suresi, 21. Ayet: Arapça: وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ | Okunuş: Ve min âyâtihî en halaka lekum min enfusikum ezvâcen liteskunû ileyhâ ve ceale beynekum meveddeten ve rahmeten, inne fî zâlike le âyâtin likavmin yetefekkerûn | Meal: Kendileriyle huzur (sükûnet) bulasınız diye sizin için kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 11:28
Son Düzenleme: 2 Mart 2026 21:43